Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018), bir binanın maruz kalacağı deprem etkisini yalnızca bölgeye değil, o bölgedeki zeminin kendisine göre de tanımlar. Bu, "yerel zemin sınıfı" (ZA'dan ZF'ye) ile yapılır ve tasarım spektrumunu doğrudan etkiler.
Hangi parametrelerle belirlenir?
TBDY 2018 Bölüm 16, yerel zemin sınıfını üstteki 30 metrelik zemin profilinin ortalama özellikleriyle tanımlar (Denklem 16.2). Kullanılabilecek üç parametre grubu:
- VS30: ortalama kayma dalgası hızı (jeofizik ölçümle — MASW, sismik kırılma).
- (N60)30: düzeltilmiş SPT darbe sayısının ağırlıklı ortalaması (kohezyonsuz tabakalarda).
- su,30: drenajsız kayma dayanımının ağırlıklı ortalaması (kohezyonlu tabakalarda).
Bu üç değerden hangisi mevcutsa o kullanılır; ölçülmüş VS30 varsa öncelik genellikle ona verilir çünkü doğrudan dinamik bir ölçümdür.
SPT-N'den (N60)30'a
Sahada okunan ham SPT darbe sayısı (N), enerji oranı (tokmak tipi/verimi), tij boyu, kuyu çapı ve iç tüp varlığına göre düzeltmelerden geçirilip N60'a çevrilir (TBDY Tablo 16B.1); sonra tabaka kalınlıklarıyla ağırlıklandırılarak (N60)30 hesaplanır.
ZE/ZF — özel inceleme gerektiren zeminler
Yüksek plastisiteli killer, çok yumuşak/gevşek tabakalar veya sıvılaşabilir zeminler gibi bazı koşullar (TBDY Tablo 16.1), zemini otomatik olarak ZE veya ZF sınıfına sokar ve bu durumda saha spesifik zemin davranış analizi gerekebilir — yalnızca ortalama parametrelere bakmak yeterli olmaz.
Neden önemli?
Yerel zemin sınıfı, tasarım spektrumunun şeklini (FS, F1 katsayıları ile) ve dolayısıyla binanın taşıması gereken deprem yükünü doğrudan değiştirir. Yanlış bir sınıflama, ya güvenli tarafta olmayan ya da gereksiz maliyetli bir tasarıma yol açabilir.
ZeminPro, SPT düzeltmelerini ve yerel zemin sınıfı hesabını girdiğiniz saha/jeofizik verisinden otomatik yapar — ilk raporunuz ücretsiz.